İnsanları yanlış yerlerinden seviyorsunuz. Saçından, gözünden,göğüsünden bacaklarından,kalçasından, parasından, uzun boyundan, şişkin kaslarından seviyorsunuz. Oysa ki bir insanı en deliliğinden seveceksiniz, en sakinliğinden yada. Gözü dönmüş halini seveceksiniz ya da size bakarken gözlerindeki parıltıyı. Göğsünü beğenmeyeceksiniz bir kadının. Avuçlarıma tam oturur demeyeceksiniz. Göğüs kafesinin içindekini seveceksiniz. Bu yürek benim için çarpıyor be diyebileceksiniz. Bacaklarını sevmeyeceksiniz mesela. Beraber yürüdüğünüz yollarda adımlarınızın ritmini seveceksiniz. Saç şeklini değil, başınızı saçlarına gömebilmeyi seveceksiniz. Kaslarını sevmeyeceksiniz yada bir adamın. Ellerinizi sımsıkı tutuşunu seveceksiniz. Sizi merak edişini, sıkı sıkı tembihleyişini, size olan saygısını seveceksiniz.Sizin dudak kıvrımlarınızdan öpüşünü seveceksiniz yada öpmeye kıyamayışını. Birini sevecekseniz tamamen seveceksiniz. Ambalaja bakıp da seçmeyeceksiniz.
Cehennemin orta yerinde nasıl çırılçıplak kaldığımı sana nasıl anlatırım bilmiyorum ama sağ gözümden iki damla yaş düştü. Elbet görmüşsündür. Aşıklar çeşmesinde elimi yüzümü yıkarken fazla aciz gözüküyorum biliyorsun. Şiir yazacağım diye oturduğum tüm masalardan sarhoş kalktığımı da biliyorsun .Adınla başladığım cümlelerin sonunu hıçkırıklara buladığımı görüyorsun. Bir tas su verdiğinde zemzem misali şükre durduğuma da şahitsin. Söyle iki gözüm ne diye gidersin ?
Yorumlar
Yorum Gönder