Başımda felaketler, başımda büyük bir isyan var. Elleri sopalı adamlar, çığlıkları boğazlarını yırtan kadınlar var . Gökyüzüne kadar gülümseyebilecekken dizlerini böğrüne basıp ağlayan çocuklar var. Şimdi sen, konuşmalarıma anlamlar yüklemeyi kes. Noktalarımın bile anlatacağı o kadar çok şey varken okuyamadığın cümlelerimi benden dilemekten vazgeç. Bi söğüt dalına bağladığım urgandan ölüm istediğimden beri işler pek yolunda gitmiyor. Soğuk bir mermerin altına uzanmak isteyişlerimden kaçamıyorum. Sen şimdi en iyisi bir kaç fidan bir de koyu camlı bir güneş gözlüğü edin. İhtiyacımız olacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar